
24-07-2010, 04:34
|
 | Moderator | | Kayıt Tarihi: 16-04-10 Yer: İstanBuL
Mesajlar: 1,372
| |
Guatr'ın Ameliyatsız Tedavi Çeşitleri GUATR’DA AMELİYATSIZ TEDAVİ Son yıllarda tıbbın tüm alanlarında hastalıkların tedavisinde ameliyatsız yöntemler tercih ediliyor. Örneğin, Gerek Batı Avrupa gerekse Kuzey Amerika ülkelerinde bademcik ve geniz eti ameliyatları, mide ülser ameliyatları, safra kesesi ameliyatları ve bel fıtığı ameliyatlarının sayısında ciddi düşüş olmuştur. Ameliyata, sadece zorunlu durumlarda ve çoğunlukla acil müdahale gerektiren komplikasyonlar oluşunca başvuruluyor.
Guatr’da da artık ameliyatsız yöntemlerle tedavi ediliyor, ancak, hala, ülkemizde ‘guatr’ denildiğinde ilk önerilen yöntem ameliyat. Batı Avrupa ve Amerika Birleşik Devletlerinde son 15 yılda yapılan guatr ameliyatı sayısı dramatik bir şekilde düşmüştür. Bu ülkelerde tiroid hastalıklarında ameliyatın gittikçe daha az başvurulan bir yöntem olmasının nedenleri şu şekilde açıklanabilir:
1) Hastaların ameliyat yerine ameliyatsız tedaviyi tercih etmesi (ameliyat korkusunun yarattığı hasta tercihi). 2) Ameliyatın maliyetinin daha yüksek olması. 3) Ameliyat sonrasında en az 2 hafta işgücü kaybı (işten uzak kalma) zorunluluğunun olması. 4) Ameliyat sonrasında tiroid hastalığın tekrarlaması, dolayısıyla da ikinci ve hatta üçüncü ameliyatın gerekebilmesi. 5) Cerrahın hatası olmasa dahi ameliyatın bazı kaçınılmaz sağlık sorunları yaratabilmesi (örn.ameliyat sonrası saatlerde beklenmeyen kanama olması) 6) Ameliyatta tiroid dokusu çıkarılıp alınırken bunun içine gömülü bulunan kalsiyum bezeleri de çıkarılıp atılması sonucunda hastanın ömür boyunca kalsiyum ilaçları kullanmak zorunda kalması. 7) Tiroid bezesinin yerleştiği bölgenin ‘vücudun en dar geçiş’ bölgesi olması dolayısıyla cerrahi komplikasyonların (örn.ses tellerine giden sinirlerin kesilmesi) ortaya çıkabilmesi. 8) Ameliyat sırasında bazı anestezi komplikasyonlarının ortaya çıkabilmesi. 9) Tiroid cerrahisi konusunda tecrübeli cerrah sayısının fazla olmayışı. Ameliyatsız Tedavi Yöntemleri
1) Düşük doz radyoaktif iyot (RAI) kapsül ile ameliyatsız tedavi
2) Tiroid karşıtı (anti-tiroid) ilaçlarla ameliyatsız tedavi
3) Tiroid hormonu ile ameliyatsız tedavi RAI Kapsül İle Ameliyatsız Tedavi
RAI, düşük doz düşük doz RadyoAktif İyot tedavisidir. Hastaya ağız yoluyla verilir. Kapsül şeklindedir. İsmi radyoaktif olmasına rağmen, hastaya ve çevresindekilere verdiği radyasyon çok düşüktür. Etkili, ekonomik, kesin, konforlu ve kalıcı bir yöntemdir. Sadece hamilelerde kullanılmaz. RAI Kimlere Uygulanır?
*Zehirli guatr (nodüllü veya nodülsüz)
*Sıcak ve ılık nodül
*Ameliyat sonrası tekrarlamış guatr
*İleri derecede büyük basit guatr Ameliyata göre üstünlükleri
* Hastalarda hormon düzeyleri yüksekken de uygulanır.
* Ses tellerine giden sinirlere zarar vermez.
* Kalsiyum bezelerine zarar vermez.
*Tekrarlama olasılığı daha düşüktür.
*Hastanede yatmaya gerek kalmaz.
*Anestezi komplikasyonu olasılığı yoktur.
*Ağrı ve kanama riski yoktur.
*Daha ekonomiktir. RAI Kapsül Tedavisinin Aşamaları
1) Hastanın hazırlanması,
2) Kapsülün uygulanması,
3) Tedavi sonrası takip.
Hastanın hazırlanması ve verilecek dozun hesabı bu tedavinin başarı şansını direk etkiler. Doz hesabı, çok faktörlü bir değerlendirme sonucunda yapılır. RAI’nin Uygulanışı
*Hastaneye yatmadan uygulanır.
*Kapsülü yutarken hiç bir acı ve sıkıntı söz konusu değildir.
*Kapsül uygulandıktan sonra hasta evine gider.
*Tecrit edilmesi veya hapsedilmesi ihtiyacı yoktur. RAI Kapsül ile Tedavi Sonrası Dönem
RAI kapsül uygulanan hasta, bazı tavsiyeler ve kısıtlamalarla evine gönderilir. Kullanılan dozun yüksekliğine göre 3-5 gün bebek, çocuk ve hamilelerden mutlak uzak durması, yetişkin insanlarla teması da azaltması istenir. Doz yüksek ise bu süre daha da uzatılır ama hiç bir şekilde bir haftadan daha uzun süren kısıtlamalar doğru ve gerekli değildir. Hastaların 6 ay çocuk yapmasını önleyecek şekilde doğrum control yöntemi uygulaması tavsiye edilir. 20 gün iyot içerikli yiyecek ve içeceklerden uzak durması önerilir.
Tedavi sonrasında hastaların tiroid krizi (thyroid store) geçirme olasılığı mevcut olduğundan ve bu krizin yeterli ve doğru tedavi edilmezse %25 civarında ölüm riski olduğundan hastaların tedaviyi veren hekim tarafından yakından izlenmesi ve teması sürdürmesi önerilir. Bu durumu göz önüne almadan hastayı RAI verdikten sonra başka kimsenin bulunmadığı bir eve (örneğin ailenin yazlığına) göndermek gerekli olmadığı gibi uygun da değildir.
Takip ve kontrol muayeneleri, tedaviden sonraki ilk aylarda başlayıp gittikçe seyrekleşen aralıklarla yapılır. Bu takip ve kontrol muayeneleri, sadece RAI uygulaması sonrası için gerekli olmayıp, ameliyat ve tiroid karşıtı ilaçlarla tedavi sonrası için de gerekli ve şarttır. RAI Tedavisinden Hemen Sonra İyileşecek miyim?
RAI kapsül tedavisinin “iyileştirici” etkisi hastalar tarafından yaklaşık bir ay sonra hissedilmeye başlar, fakat bu iyilerşmenin sonuçları serbest T3, serbest T4 ve TSH ölçümleri ile en erken yaklaşık 1 ay sonra ortaya konabilir. RAI Kapsül Tedavisinden Sonra Devamlı İlaç Kullanımı
RAI kapsül tedavisinin hedefi, eskiden sanıldığı gibi tiroid hormon düzeyini normale düşürmek değildir. Bu tedavinin hedefi ve başarı ölçütü, serbest T3 ve serbest T4 hormonlarını normalin de altına düşürmektir. Unutmamak gerekir ki zehirli guatrın hangi seçenek kullanılırsa kullanılsın (ameliyat ve anti-tiroid ilaçlar dahil) her türlü başarılı tedavi sonucunda hastanın hormonlarının normalin altına düşmesi (hipotiroidizm) kaçınılmazdır.
Bu nedenle başarılı bir zehirli guatr tedavisini, muhakkak, "tiroksin desteği" dediğimiz eksik tiroid hormonunun yerine konulmasından ibaret olan devamlı, ömür boyu hormon tedavisi takip eder. RAI Kapsül Tedavisi ile Guatr ve Nodül Küçlür mü?
RAI tedavisinden sonraki erken dönemde (2 aydan önce) nodül veya guatrın küçülmesi sık değildir. Ancak tedaviden 2 ay sonradan itibaren başlayan bir “küçülme” süreci olur. RAI Kapsül Tedavisinin Hastalara Zararı Var mı?
RAI tedavisi, 1940’dan bu yana onbinlerce hastaya uygulanmıştır. Bu tedavi, her geçen gün geliştirilmekte, daha etkili ve yan tesirsiz hale getirilmektedir. Gerçeklerden ve bilimden uzak söylentilerin aksine:
1.Kısırlık yapmaz.
2.Kanser yapmaz.
3.Göze zarar vermez.
4.Kemik erimesi yapmaz.
5.Kalbe zarar vermez.
6.Her yaşta hastaya uygulanabilir. Tiroid Karşıtı (Anti-tiroid) İlaçlarla Ameliyatsız Tedavi
Carbimazol türevi bu ilaçlar sadece zehirli guatr’da kullanılır. Zehirli guatrda yüksek olan tiroid hormonlarını geçici olarak düşürebilir ancak özellikle genç ve orta yaşlı hastalarda hastalığın tekrarlaması kaçınılmazdır. Kalıcı tedavi şansı, ancak çok yaşlı hastalarda, uzun süre yüksek doz kullanılması ile mümkün olabilir. Şişmanlık, kabızlık, karaciğer fonksiyonunu bozukluğu ve sarılığa neden olabilir. Kan hücreleri düşürebilir, adet düzensizliği yapabilir. Uzun süre kullanılırsa tiroid bezesinde büyüme ve nodül oluşumuna neden olur. Tedavi tamamlandığında hastada çoğunlukla tiroid hormon yetmezliği (hipotiroidizm) ortaya çıkar. Uzun süre kullanılmasını tavsiye edilmez. Tiroid Hormonu İle Tedavi
Nodülsüz guatr ve tiroid nodüllerinin çoğunda ameliyatsız tedavi yeterli olabilmektedir. Kanser riski olmayan ve estetik sorun oluşturmayan nodüllerin tiroid hormonu ile ameliyatsız olarak tedavisi, nodülün büyümesini ve yeni nodül oluşumunu önleyebilir.
__________________ gözLeRimde yaş gözyaşLaRımda sen waRsın inkar etme gökyüzü bnm kdaR ağLayamazsın... ''...Sözler toz pembeydi Susmalar uçuk mavi ..." |