Hayalleriniz Amethyst ile gerçeğe dönüşüyor
Amethyst Davet Organizasyon & Catering’in kurucuları Taha Yüksel ve Nihan Atasagun sorularımızı yanıtladı…
Nasıl bir araya geldiniz ve Amethyst’i nasıl kurdunuz? Taha Yüksel: Amethyst’i 2003 yılında kurduk. Lise ve üniversite eğitimimi turizm alanında tamamladığım için işe catering ile başladım. Ardından davet&organizasyona yöneldik.
Nihan Atasagun: Özellikle organizasyon konusunda daha ince ayrıntılı işlerde ben devreye girdim ve birlikte çalışmaya karar verdik.
T.Y.: Ben işin daha çok yaratıcılık tarafındayım; Nihan Hanım ise uygulama tarafında. Ben bir şeyler tasarlıyorum ya da bir konsept belirliyorum. Nihan Hanım da bunu nasıl uygulayabiliriz diye kafa yoruyor. Organizasyon, daha çok bayanlara yönelik bir iş. Bir de insanlar davet&organizasyon firmalarında karşılarında illa ki bir bayan görmek istiyorlar. Nihan Hanım daha çok davet&organizasyon kısmıyla, ben de catering’le ilgileniyorum. Kendi mutfağımız, ekipmanlarımız ve malzememizle hem catering hem de düğün organizasyonu yapıyoruz.
Düğünden başka davet organizasyonları da yapıyor musunuz? T.Y.: Düğün dışında, topluluğa hitap eden her şeyde biz varız.
N.A.: Kurumsal organizasyonlarda ve şirket yemeklerinde de dekorasyon yapıyoruz. Biz daha çok konpset işlerle uğraşıyoruz. Bu yüzden “bu sezon şu renk moda” diyemiyoruz. Önemli olan insanların ne istediğini, düğünde onları neyin yansıtacağını bilmek. “Bu sene pembe, gelecek sene mor moda” şeklinde çalışmaktan ziyade, müşterilerimizi yansıtan organizasyonlar yapmak bizim için çok daha önemli.
Kişileri yansıtacak bir organizasyon için önce onları iyi tanımanız gerekiyor. Size başvuran çiftleri tanımak için neler yapıyorsunuz? N.A.: Zaten showroom’a geldiklerinde tarzlarından insanları çözebiliyorsunuz. Bazen aksesuarları bile insanları ele veriyor. Sohbet ettikçe de onları daha iyi tanıyoruz ve onlara sade mi yoksa daha ihtişamlı seçenekler mi sunmalıyız anlıyoruz. Ancak bu bir görüşmeyle olmuyor. Ön görüşmeden sonra iki veya üç görüşme daha yapıyoruz. Sonra demo masayı hazırlıyoruz. Çok farklı bir şey isterlerse de Taha Bey devreye giriyor ve onlara çok farklı projeler sunuyor.
Bir düğünü organize ederken hangi aşamalardan geçiyorsunuz? T.A.: Çiftler düğün mekanını seçtikten sonra bize geldilerse, tamamen hayallerine uygun bir düğün organize etmeye çalışıyoruz. Bazen de başka bir yerden esinlenip geliyorlar ve onu uygulamamızı istiyorlar. Düğün organizasyonu hayalgücünün ürünüdür ve sınırı yoktur. Çiftlerin öncelikle ne istediklerini bize anlatmaları gerekiyor. Biz de hayallerini uygulayıp, gerçeğe dönüştürmeye çalışıyoruz. Bize geldiklerinde henüz mekanı seçmemişlerse; açık veya kapalı mekan mı, kır düğünü mü yoksa ihtişamlı bir düğün mü istiyorlar bunu belirliyoruz ve bütçelerine uygun olarak mekan alternatiflerini sıralıyoruz. Mekan seçiminden sonra mekan süslemesine yöneliyoruz. Süsleme yaparken mekanın özelliklerine göre çalışmalar çıkarıyoruz. Mesela bazı müşteriler sadelikten hoşlanırken, bazıları da klasik altı kollu şamdanı çok beğenebiliyor. Yaratıcılığımızı kullanarak ortaya bir şeyler çıkarmanın heyecanı, telaşı, mutluluğu ve yaptıklarımızın beğenilmesi bizi çok mutlu ediyor.
N.A.: Çiftlere şunu öneriyoruz; düğününüzde mutlaka sizi yansıtacak, küçücük de olsa bir detay olsun. Mesela nikah şekerinizden insanlar sizi hatırlayabilsinler. Örneğin bir mimarın düğününde insanlar mutlaka onu yansıtan bir detay görmek isterler. Biz de muhakkak konuklarınız sizi yansıtan, ileride de sizi hatırlatacak bir farklılık görsünler diyoruz. Bu küçücük bir detay da olabilir. Mutlaka çok büyük bir bütçeniz olmak zorunda değil. Yeter ki size özgü olsun.
2009 yılında düğün organizasyonları için nasıl konseptler hazırladınız? T.A.: Evlilik Dünyası 09 Evlilik Hazırlıkları Fuarı’nda sergilediğimiz, yırtma dediğimiz yeni bir boyama çeşidi ile üzeri griye boyanmış tiffany siyah bir sandalye tasarladık. Ayna masa ya da farklı renkte bir fonun üzerinde dantel, uzun 1.30’luk şamdanlar düşündük. Bu sene genellikle gri ve siyah renkler üzerinde çalışıyoruz. Yine bu sene için hazırladığımız kelebek şeklinde nikah masamız var. Bu tasarım da fuarda oldukça dikkat çekti. Artık insanlar, düğün organizasyonlarında daha az kumaş görmek istiyorlar.
N.A.: Masa örtüsü yerine masanın üzerine sadece bir dantel atıyoruz. Bu sene artık değişik masa örtülerine ve eskitme sandalyelere bir dönüş var. Düğünler biraz daha farklılaşıyor. Sandalye kılıfları da değişiyor. Bildiğimiz saten kılıflardan uzaklaşıyoruz. Çıplak masalar, Amerikan servisler… Yaşadığımız teknoloji çağında, artık masa örtüleriyle uğraşılmıyor; masanın üzerine küçük bir dantel atılarak düğünler daha şık hale getiriliyor.
Düğün organizasyonlarında Türklerin vazgeçemediği detaylar var mı? T.A.: Tabii ki var. Şamdan, dantel ve taşlar kesinlikle olmazsa olmazlar.