Mutlukal.com Forum

Mutlukal

Moda, Bakım, Sağlık

Doğum

 Gebelik ve Doğum kategorisinde   Doğum konusu , “Türün sürekliliğinin korunması”. İşte doğa kanunu ve bütün canlılarda var olan içgüdü. İnsanoğlu da belli bir dönemde bu içgüdüsünün uyarısına yanıt verir, ...

Geri Git   Mutlukal.com Forum > Sağlık Forumu > Gebelik ve Doğum
  #1 (permalink)  
Eski 10-05-2009, 19:37
Administrator
 
Kayıt Tarihi: 15-05-08
Yer: Niğde
Yaş: 26
Mesajlar: 4,091
Standart Doğum

“Türün sürekliliğinin korunması”. İşte doğa kanunu ve bütün canlılarda var olan içgüdü. İnsanoğlu da belli bir dönemde bu içgüdüsünün uyarısına yanıt verir, ancak, onda bu yanıt, mantıksal ve duygusal etkenlere de bağlı olarak belirir. Sonuç, bu bölümde inceleyeceğimiz yeni bir insanın doğumudur.

Fizik bilimi açısından incelendiğinde doğum olayı bir iştir. Bilindiği gibi iş, belli bir dirence karşı belli bir maddenin hareket ettirilmesidir. Direncin aşılıp hareketin gerçekleştirilmesi ise belli bir gücü gerektirir. Doğum olayında yani doğum işinde direnç, annenin doğum.kanalının (rahim ağzı, vagina, vulva ve perine) gösterdiği dirençtir. Güç ise rahmin kasılması ve karın içi basıncıdır. Güç, direnci aştığında doğum gerçekleşir. Ancak doğum kanalının direncinin fazla oluşu [örneğin, kanalın dar olması) ve/veya çocuğun çok büyük oluşu ya da anormal bir biçimde doğum kanalına girmesi ve/veya itici gücün (rahim ve/veya karın içi basıncı) yetersiz olması normal doğumu güçleştirir ya da engeller.

Normal gebelik süresi sonunda, rahim içindeki bebek ve eklerinin doğum kanalından dışarı çıkması normal doğum adını alır. Normal gebelik süresi yaklaşık olarak 280 gün veya 40 haftadır. Bebek ekleri dendiği zaman ise plasenta (eş, son) ve döl kesesi (amnios zarı) anlaşılır. Normal bir doğumda üç devre görülür, bunlar: 1. Rahim ağzının açılma devresi (Dilatasyon): Rahim ağzı gebelik boyunca kapalıdır. Doğum olabilmesi, yani bebeğin rahimden dışarı çıkabilmesi için kapalı olan bu rahim ağzının açılması gerekir. Bu açılma doğum ağrılarının (rahim kasılmalarının) etkisi ile olur. Düzenli aralıklarla gelen doğum ağrılarının etkisiyle rahim ağzı açılmaya oaşlar. Rahim ağzmm tam olarak açılması ilk doğumunu yapan kadınlarda 12 saat kadar, daha önce doğum yapmış kadınlarda da 8 saat kadar sürer. Rahim ağzının açılmaya başlaması ile rahim ağzında bulunan müküs tıkaç dışarı atılır ve halk arasında “nişan gelmesi” admı alır. Bu nişan gelmesi, doğumun başladığının bir ifadesi olarak kabul edilir.

Doğum ağrıları diğer ağrılardan farklıdır. Bu ağrıların en önemli özelliği düzenli aralıklarla oluşudur. Doğumun başlangıcında, 30 dakika arayla gelen ağrılar 10-15 saniye sürer, giderek hem ağrılar arasındaki süre kısalır hem de ağrının şiddeti ve süresi artar. Doğumun sonlarına doğru 2-3 dakika arayla gelir ve 60-70 saniye sürer. Gebe bir kadının ağrılarınuı 10 dakika aralıklarla düzenli olarak başlaması, doğumun yakın olduğunun ve hastaneye gitmesi gerektiğinin ifadesidir. Bebeğin doğumundan sonra da rahimin kasılmaları devam eder. Bu ağrılar bebeğin sonunun, eşinin (plasenta) çıkmasını sağlar. Loğusalığın ilk günlerinde de rahim kasılmaları azalarak devam eder. Bu kasılmaların amacı, doğumdan sonra damarların ağzının büzülerek kanamanın azaltılması, loğusalık akıntısının (loşi) dışarı atılması ve rahimin küçülmesini sağlamaktır.

2. Bebeğin itilme devresi (Ekspulsiyon): Rahim ağzının tam olarak açılmasından sonra bebeğin rahim kasılmaları ile itilerek dışarı çıkmasıdır. Bu devrede rahim kasılmaları daha da sıklaşır ve annede ıkınma hissi başlar. Rahim kasılmaları ve annenin ıkınma gücü ile bebek doğum kanalında giderek ilerler ve nihayet doğar. Bu devre, hiç doğum yapmamış olanlarda, yani ilk doğumunu yapanlarda, yaklaşık olarak 30 dakika veya 1 saattir. Daha Önce doğum yapmış olanlarda ise genellikle daha kısa olup, 30 dakika kadar sürer.

3. Kurtuluş devri (Halas): Bebeğin doğumunu takiben, bebeğin eklerinin (Plasenta, döl kesesi) çıkışına kadar süren devredir. Bu devre yaklaşık olarak 10-30 dakika sürer. Plasentanın ayrılması sırasında ve ayrıldıktan sonra rahim kasılmaları yine devam eder. Bu kasılmaların sebebi, rahim içinden ayrılan plasentanın yerinde açık kalan damar ağızlarının kapatılarak (sıkışarak) kanamanın önlenmesidir.

Normalde bebek rahim içinde döl kesesi (su kesesi, amnios kesesi) içindeki sıvıda yüzer haldedir, doğumdan önce bu su kesesinin açılması gerekir. Su kesesi genellikle, açılma devresinin sonuna doğru kendiliğinden açılır.
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Bu konuyu görüntüleyen: 1 (0 üye ve 1 ziyaretçi)

 
Konu araçları
Gösterim Modları

Gönderi Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smilies are Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular

YAIANcı DOĞUM SANCISI

Gerçek doğum sancılarından önce kadında “Yalancı doğum sancıları” belirir. Bunların Özellikleri şöyledir: 1] Düzensiz aralıklarla ortaya çıkar. 2)...

Doğum sancısı

Doğum başladığında, rahim kasılmalarının, anne tarafından ağrı, sancı olarak hissedilmesidir. Rahim içi yaşam sona erdiği zaman, yani gebelik...

Yapay doğum sancısı

Bazı hallerde, örneğin bebeğin beklenen doğum tarihinin gecikmiş olduğu veya annenin biran önce doğurtulma-sının gerektiği hallerde veya rahim...

Ani Doğum nedir-Ani Doğum hakkında

Ani Doğum sağlık teriminin açıklaması:Genellikle,anneye tıbbi yardımın ulaşmasından önce,ani olan doğum.

En Uygun Doğum Yaşı

En Uygun Doğum Yaşı En uygun yaşlar 20 ile 30 arasıdır. Doğum aralıklarının en az 2 yıl olmasını sağlayarak hem kendinizi hem de...


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 14:14 .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)




Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
Copyright © 2008 Mutlukal.com, All Rights Reserved
moda
Page generated in 0.17807 seconds with 12 queries